Önce çok bekleriz, sonra çok çalışırız . Peki neleri kaybederiz, hiç düşündünüz mü ?


Geçen haftalar Türkiye’de önemli başarılara imza atmış, saygın bir ticaret adamıyla aynı masadaydık. Öyle ki Türkiye’nin saygın bir çok firmasında çalıştıktan sonra kendi şirketlerini kurmuş ve kendi sektöründe birer marka haline getirmiş hepsini. Bizimle o eşsiz deneyimlerini tam 3 saat hiç durmadan paylaştı ve biz de tüm radarlarımız açık dinledik.  Günün sonunda konuşmasını bitirdiğinde çok etkilenmiştim. Bu yazım da bu konuşmanın etkisinde olacaktır, haberiniz olsun.

Üniversiteden mezun olduktan sonra ufak bir azınlık çok para kazanma, insanlığa faydalı şeyler yapma, zengin olma hayaliyle  ticarete atılır. Diğer tarafta çoğunluk olanlar ise prestijli, “ kurumsal ” bir firmada iyi bir maaşla çalışmak ve orada yükselmek hayali kurar.

Hayallerin ortak planı, güzel bir gelecek, daha iyi bir yaşam ( biz elde ettikçe sürekli artacaktır), ailemizle birlikte geçirebileceğimiz daha rahat bir hayattır aslında.

Bu hayalimizin  peşinden gitmek için neler yapmayız ki ? Gecelere kadar çalışır, gelecek güzel günleri düşünür, bunun için  daha çok çalışır dururuz.  Kimimiz hiç riske atmayayım kendimi , devlete kapağı atıp sabit maaşımı alırım düşüncesindedir. Bunun için gecesini gündüzüne katar KPSS çalışır, çalışır, çalışır. Hadi kazanır KPSS’yi, bu seferde atanmayı bekler, bekle gülüm bekle !!!

Kimisi bankaya kapağı atayım, ne de olsa daha kurumsallar, paramı da düzenli alırım, hem yükselme imkanı da var der ve yazılır kursa. Banka sınavlarına hazırlanmaya başlar. Çalışır, çalışır, çalışır. Sınav parasını yatırır, girer sınava. Aylar geçer, hiç bir dönüş alamaz. Bekler bekler, bekle gülüm bekle !!!

Kimisi İngilizcem çok iyi değil, ingilizcemi geliştirirsem daha rahat iş bulurum der. Ne yapar eder ailesinden 3.000 -5.000 arasında para koparır, ya work and travelle Amerika’ya ya da İngilizce kursuna gider aylarca. Yine çalışır, çalışır, çalışır. Bir sürü sınava girer ve aylar sonra İngilizce’yi de öğrendim der . Şimdi iş bulmak daha kolaydır onun için. Özgeçmişinde ingilizcesini göğsünü kabarta kabarta “çok iyi” olarak doldurur. Başlar iş ilanlarına başvurmaya. Sonra oturur cevap bekler, bekler , bekler…

Kimisi de üniversitede lisansının üzerine bir de yüksek lisans yapayım der. Malum ülkemizde bekleyen çok insan olduğu için belki yüksek lisans yaparsam beni bekletmezler der. KPDS , ALES sınavları için kolları sıvar. Çalışır, çalışır, çalışır. Sınava girer, çıkar. Sonucunu bekler, bekler, bekler. Sonuç açıklanır, bu sefer tercihini yapar. Şanslıdır, girer istediği yüksek lisansa. Yatırır parasını, okur, okur, okur. Bitirir yüksek lisansını, artık daha kolaydır iş bulmak onun için. Hiç değilse öyle sanar. Başvuruda bulunduğu iş ilanlarından cevap bekler, bekler  bekler.

Beklemelerimizin son bulduğu bir günde istediğimizi alabiliyorsak ne mutlu bize,  değmeyin keyfimize. Ohhhh istediğimiz işte çalışıyoruz sonunda !

Bitti mi  ? Bitmedi . Daha çok para kazanmalıyız artık . O yüzden terfi almak , terfi almak için de daha çok çalışıp patronun sınavından geçmeliyiz. Sınavlara alışığız ya nede olsa, bizim için sorun değildir. Daha çok çalışırsak bu sınavı da geçeriz elbette. Çalışırız, çalışırız, çalışırız. Aldıysak terfiyi demeyin keyfimize.

Gün geçtikçe daha talepkar oluruz, bir yazlık, bir kışlık evimiz olsun deriz. Çocuğumuzu çok iyi okula göndermeyi, ona çok iyi eğitimler aldırmayı düşünürüz. Sonra gecemiz gündüzümüz birbirine karışır daha çok çalışır, çalışır, çalışırız.

Çalışmak iyidir elbette, buna diyecek bir lafım kesinlikle yok olamaz da zaten. Ancak bu kadar yoğun çalışırken ister istemez birçok güzelliği kaçırıyoruz. Bu bazen çocuğumuzun kahkahaları / başarıları / başarısızlıkları / Mutluluğu/Mutsuzluğu oluyor, bazen ise kaybettiğimiz SAĞLIĞIMIZ.

Hele ki kaybettiğimiz sağlık olduğunda bunca yıl çalışıp biriktirdiğimiz paraları, bu sefer sağlığımızı tekrar kazanmak için harcıyoruz.

Birbiriyle çelişkili gibi görünen bu duruma çoğumuz ister istemez düşüyoruz.

Eee napalım yani ? Çalışmayalım mı Uğur ? soruları aklınızda belirmeye başlıyorsa, bu yazıyı baştan okumanızda fayda var.

Çalışalım, çalışalım elbet ama kendimize ve sevdiklerimize de zaman ayırmayı ihmal etmeyelim.

Hayat kısa, hayatı değerli kılabilecekler biziz.

 

 

Beni Twitter’dan da takip edebilirsiniz.

www.ugurakkus.com

Önce çok bekleriz, sonra çok çalışırız . Peki neleri kaybederiz, hiç düşündünüz mü ?” için bir yanıt

  1. CANIM KARDEŞİM BUNLARIN HEPSİ DOĞRU İŞTE BELKİDE BİRAZ HIRS YATIYOR TEMELİNDE İNSAN GENİNDE VAR SANIRIM…..SAĞLIK HERŞEYDEN ÖNEMLİ,VE İNSANIN KENDİNE ZAMAN AYIRMASIDA…PARA HERŞEY DEĞİL AMA BAZENDE HERŞEY OLABİLİYOR…SAĞLIKTA PARASIZ OLMUYOR….İŞTE HAYATI ORTALAMAK LAZIM,DENEGEYİ KURMAK GEREKİR….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s